El Mikrocerrahi Ameliyatları

Mikrocerrahi Karpal Tünel ameliyatıEl Mikrocerrahi ameliyatları için nöbetçi cerrahlar, hemşire ve çağrı merkezi sağlık görevlisi uzman ekibimizle acil durumlarda 7/24 hızlı müdahale hizmetleri vermekteyiz. Uygun fiyatlı, rahat bir microcerrahi ameliyatı süreci için sigorta ve özel hastane işlerini sizin için takip ediyoruz.

Mikrocerrahi Nedir?

Çıplak gözle görülmeyecek kadar küçük olan yapıların özel operasyon mikroskobunun büyütücü özelliğinden yararlanılarak ve çok küçük aletler kullanılarak yapılan ameliyatlara mikrocerrahi ameliyatları denmektedir. Herhangi bir kaza sonucunda insan vücudundan kopan uzuvlar mikrocerrahi işlemleri sayesinde yeniden yerine dikilir ve eski fonksiyonlarını gerçekleştirmesi için tüm operasyon teknikleri uygulanır. Mikrocerrahi sayesinde normal bakışla görülmeyecek olan en küçük yapılar bile görünür kılınır ve başarılı bir operasyon süreci geçirilir. Bu teknik sayesinde çapı 1mm’den daha küçük olan damar ve sinirlerde ameliyat işlemleri uygulanabilir.

Mikrocerrahi sayesinde serbest doku nakilleri de başarılı bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Bu dokular, damar ve sinirlerle birlikte nakledildiğinden işlevselliklerini korumakta ve tedavi sonrasında istenen sonuçları sağlamaktadır.

Mikrocerrahinin Gelişimi Nasıl Olmuştur?

Mikrocerrahi uzun çalışmalar ve uzun yıllar sonra bugünkü halini almış ve hala da gelişmekte olan bir tıp dalıdır. Mikroccerrahi uygulamalarının olmadığı dönemlerde kopan uzuvların tekrardan dikilmesi gibi bir tedavi yöntemi yoktu. Tıp tarihinde kopan kolun tekrardan yerine sorunsuz bir şekilde dikilmesi ve kolun tüm işlevlerini kazanması 1964 yılına rastlamaktadır. Bu tarihten sonra mikrocerrahi hızla gelişmiş günümüzde parmak ucu kadar küçük olan kopmuş parçalar bile vücuda tekrardan dikilebilmektedir.

Türkiye’de mikrocerrahi uygulamaları ilk kez 1978 yılında gerçekleştirilmiş ve kopan bir parmak tekrardan sorunsuz şekilde yerine dikilmiştir. 1980 yılında Fransız Hastanesi mikrocerrahi bölümünü kurmuş ve 24 saat süreyle hizmet vermiştir. 1990 yılında ise İstanbul Aksaray Vatan Hastanesi mikroccerrahi bölümünü açmış ve bugün Türkiye’de birçok hastanede mikrocerrahi bölümü bulunmaktadır.

Mikrocerrahi Olmasa Ne Olurdu?

Mikrocerrahi sonrasında uzuvlarda hiçbir sorun meydana gelmemektedir. Kişiler kopan kol, bacak, parmak ve el gibi organlarının dikilmesinin ardından eski hareket özgürlüğüne kavuşabilmektedir. En küçük yapılar bile mikrocerrahi sayesinde birbirine tutturulmakta ve sorunsuz şekilde eski hareket sistemine dönülmektedir.

Organların canlılıklarının devam etmesi ve fonksiyonlarının kaybolmadan işleyişinin sürdürülmesi için gerekli bir tıp dalı olan mikrocerrahi damar ve sinirlerin onarılmasında olmazsa olmaz tedavi yöntemi sunmaktadır. Bu aşamada mikrocerrahi yöntemleri kadar önemli olan diğer bir konu ise cerrahın son derece iyi yetişmiş olması ve sonradan oluşabilecek tüm sorunları önceden görerek müdahale etmesi oldukça önemlidir.

Bu yazı 10 Mart 2019 tarihinde güncellenmiştir.